Toplumun Şehircilik Hareketi

Toplumun Şehircilik Hareketi

İstanbul Kent Raporu

Google Gruplar
toplumunsehircilikhareketi grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
Şuanda 5 konuk çevrimiçi

3. Köprü Raporu

ATÖLYEYE ÇAĞRI: BEYOĞLUNDA YAŞAMA HAKKI PDF Yazdır ePosta

Planlama Kavramları Atölyesi – II

BEYOĞLU’NDA “YAŞAMA HAKKI”

Beyoğlu, çoğumuzun hayatının bir parçasıdır. İstanbul’daki en önemli karşılaşma ve buluşma alanımızdır. Kültürümüzdür, sanatımızdır, çayımızdır, muhabbetimizdir, yürüyüşümüzdür…

Şimdi hayatımızın bu önemli parçası büyük şirketler büyük paralar kazansın diye dönüştürülmek isteniyor, hayatımızdan koparılıyor. Bir gün Şanzelize’ye dönüştürüleceği söylenirken ertesi gün İstiklal Caddesi’nin insansız Talimhane’ye benzetileceği, Tarlabaşı’nın Yeni Cihangir olacağı gibi nitelemelerle akıllar iyice bulandırılıyor. Beyoğlu Belediye Başkanı burada yaşayan ve çalışanları, burayı kullananları beğenmeyerek toplumsal profilin değiştirileceğinden dem vuruyor.

Peki Beyoğlu’nda tam olarak ne yapılıyor, ya da ne yapılmak isteniyor? İmar planları, yenileme projeleri ne gibi bir ‘vizyon’ sunuyor? Bunlar bizim hayatımıza ne şekilde yansıyor?

Bu soruların cevabını beraber bulmak ve ortak Beyoğlu ve İstanbul düşlerimizi hayata geçirmek nasıl bir mücadele vereceğimizi beraber tartışmak üzere hepinizi atölye çalışmasına bekliyoruz.

İMECE – Toplumun Şehircilik Hareketi

Tarih: 14.01.2011 (Cumartesi)
Saat: 13.00
Yer: Yeşilev (İstiklal Cad. Balo Sok. 21/1 Beyoğlu)

 
CİNAYETİN İHALESİ 10 OCAK’TA PDF Yazdır ePosta

3. RANT KÖPRÜSÜNE KARŞI
İSTANBUL’U VE YAŞAMI SAVUNMAK İÇİN
10 OCAK’TA ANKARA’DAYIZ!


AKP hükümeti, “ustalıklarına” bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor. İstanbul halkının ve bilim insanlarının yıllardır “hayır” dediği 3. Rant Köprüsü Projesi ihalesinin 10 Ocak 2012 tarihinde yapılacağı açıklandı. 1992 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan tarafından “İstanbul’a karşı cinayet” diye nitelenen 3. Köprü projesi, 19 yıl sonra Başbakan Erdoğan tarafından büyük bir ustalıkla gerçekleştirilmek isteniyor. Bir kez daha görünüyor ki tek kıblesi rant ve yağmacılık olan AKP için, ustalık ikiyüzlülük, ileri demokrasi, hukuksuzluk anlamına geliyor. Kendi kendisini “çevrecinin daniskası” ilan eden Başbakan için çevrecilik de HES’lerle, köprü projeleriyle, termik ve nükleer santral projeleriyle tüm su kaynaklarını, tarım alanlarını ve ormanlık alanları şirketlerin yağmasına açmaktan başka bir anlama gelmiyor.

 
CAN KORKUSU, OLAĞANÜSTÜ HAL REJİMİ: DEPREM SONRASI KENTSEL POLİTİKA PDF Yazdır ePosta

İMECE – Toplumun Şehircilik Hareketi


Korkuyoruz. Öfkeliyiz. Tehlikenin yaklaştığını görüyoruz, etkilerini bilfiil tecrübe ediyoruz. İhmalkârlığa isyan ediyor, suçluların cezalandırılmasını istiyoruz. En önemlisi bir daha olmasın istiyoruz. Bir daha olmaması için gerekli adımların hemen şimdi, hızla atılmasını istiyoruz. 23 Ekim'den daha kötüsünü yaşar mıyız diye kendimize soruyoruz. Ya bizim başımıza da gelirse, ya ailemize, yakınlarımıza da bir şey olursa diye endişeleniyoruz. Çözümü tam olarak bilmiyoruz, ama yetkililerin hemen hareket geçmesi gerektiğinden eminiz.

11 Eylül terör saldırılarının ardından ABD’de, Mart 2010'daki büyük depremin Fukuşima Nükleer Santrali’nde yol açtığı sızıntının ardından Japonya’da, 1999 Gölcük Depremi’nin ardından Türkiye’de, farklı zamanlarda farklı nedenlerle insanlar bu hisleri yaşadı. Erciş Depremi’nin ardından bir kez daha yaşıyoruz, muhtemel Marmara Depremi’nin de korkusuyla. Korku, endişe, aciziyet ve aciliyet hislerinin toplumsal psikolojiye egemen olduğu bu durumları, devletler genellikle “olağanüstü hal durumları” olarak nitelendirir. Doğal afetler, terör saldırıları ya da salgın hastalıklar bu tür durumlara yol açabilir. Kimi zaman ortada “olağanüstü hal” diye nitelenecek bir durum bulunmasa bile, devlet-medya işbirliğiyle, pire deve yapılarak, aynı toplumsal hissiyat belli uygulamaları meşrulaştırmak, politikalara toplumsal destek devşirmek için imal edilebilir.

 
EMEK SERMAYEYLE UZLAŞMAYACAK! PDF Yazdır ePosta

 

BASINA  ve  KAMUOYUNA

Emek Sineması’nın içerisinde yer aldığı adanın yıkılıp yerine bir AVM yapılacağını, Emek’in bu AVM’nin en üst katına her nasılsa “yıkılmadan, sökülerek taşınacağını” duymayan kalmadı. Hatırlanacak olursa geçtiğimiz Mayıs ayında  9. İstanbul İdare Mahkemesi öngörülen projenin durdurulmasına karar vermişti. Ancak, bilirkişi raporunda projenin kültür dokusuna uygun olmadığının belirtilmesine rağmen mahkeme 1 Aralık’ta raporu hiçe sayarak durdurma kararını iptal etmiş bulunmakta.

Bir kaç gündür Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve  Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay gözümüzün içine bakarak Emek'i yıkmayacaklarını söylüyor. Öte yandan Demircan dün yaptığı açıklamada “salonun içindeki önemli bölümler söküldü, saklanıyor, bire bir kullanılacak” diyor. Bu yıkımın ta kendisidir! Öncelikle ve acilen, henüz hukuki süreç devam ederken, henüz yıkım kararı çıkmamışken, Emek Sineması’nın içinin sökülmeye başlanmış olmasının kimler tarafından, hangi hukuki gerekçelere dayandırılarak ve  ne zaman gerçekleştirilmiş olduğunun, sökülen parçaların nerede korunduğunun ve bunun denetiminin kimin tarafından yapıldığının kamuoyuna açıklanmasını talep ediyoruz.

 
EMEK BİZİM İSTANBUL BİZİM! PDF Yazdır ePosta

 
EMEK SİNEMASI’NI YIKTIRMIYORUZ! PDF Yazdır ePosta

 

9. İstanbul İdare Mahkemesi 12.05.2010 tarihinde Emek Sineması için öngörülen projenin “uygulanması halinde telafisi güç ya da imkansız zarar doğuracak nitelikte olduğu” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar vermişti. Kararın ardından, 14.12.2010 tarihinde üç uzmandan oluşan bilirkişi heyeti, incelemesini yapmış ve 18.04.2011 tarihinde mahkemeye sunduğu raporda iki uzman dava konusu projenin kültür dokusuna uygun olmadığını belirterek yürütmeyi durdurma yönünde karar vermişti.

01.12.2011 tarihinde, bilirkişi raporuna ve 2010 baharından itibaren devam eden kamuoyunun verdiği mücadeleye rağmen, 9. İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulmasını iptal etti! Bu karardan sonra hukuki olarak bir itiraz hakkı bulunmasına rağmen, benzer dava süreçlerinde gördüğümüz üzere bu itiraz hakkı bir sonuç vermemiştir.


Uzun lafın kısası 1 Aralık 2011 itibarıyla yargı Emek Sinemasını yıkıma teslim etmiştir!


Bundan sonra Emek’in geleceği artık sadece kamuoyunun direnme gücüne bağlı!


Bu bir acil durum çağrısıdır. Artık her an Emek Sineması’nda yıkım başlayabilir. Türkiye’de yargının demokrasiyi, insanları ve kentleri yapayalnız bıraktığı bugünlerde dayanışmaktan başka bir çaremiz, sokaktan başka bir mücadele alanımız yok! Parsel parsel yitirdiğimiz yaşam alanlarımıza bir yenisini eklememek, her türlü mücadelenin kamusal alanı olan Beyoğlu’nu parça parça elimizden alınmasına sessiz kalmamak için bir araya geliyoruz.



24 Aralık Cumartesi günü saat 16:00’da Taksim Meydanı’nda buluşuyor, Emek Sineması’nın önüne yürüyerek basın açıklamamızı okuyoruz. Sonrasında ise müzik dinleyerek, sohbet ederek, sessiz sinema oynayarak Emek Sineması’nın önünde sabahlıyoruz. Çadırınızı, uyku tulumunuzu, battaniyenizi, çayınızı, kahvenizi ve isyanınızı alın, gelin!

Emek bizim, sokaklar ve meydanlar bizim, İstanbul bizim!


İsyanbul Kültür Sanat Varyetesi

Beyoğlu için Mücadele İnisiyatifi

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD)

Sinema Emekçileri Sendikası (SİNESEN)

İşçi Filmleri Festivali

Yeni Sinema Hareketi

İMECE-Toplumun Şehircilik Hareketi

Kamusal Sanat Laboratuvarı




EYLEM PROGRAMI

16:00 Taksim tramvay durağında toplanma ve Emek'e yürüyüş

17:30 Basın Açıklaması ve konuşmalar

18:30 Yeşilçam Sokak'a çadırların kurulması

20:00 Konser

20:30 Forum:

*Emek Sineması ve Beyoğlu için mücadeleye nasıl devam edilmeli?

*Emek Sineması için nasıl bir alternatif öneriyoruz?

22:30 Konser

23:30 Çorba dağıtımı

24:00 Sessiz sinema oynuyoruz

02:00 Film gösterimleri

 

 
BEYOĞLU SATILIYOR, SOYLULAŞTIRILIYOR, KAMUSALLIĞINI YİTİRİYOR! PDF Yazdır ePosta

 

Beyoğlu, birçoğumuzun hayatının bir parçası, İstanbul'un kalbi demek. Kendimizi yeniden inşa ettiğimiz yerdir Beyoğlu. Beyoğlu İstanbul’da en önemli rastlaşma ve buluşma mekânımızdır. Hem bize benzeyenleri hem beş benzemezi bir arada buluruz. İstanbul’un kamusal alanıdır.

Şimdi hayatımızın bu önemli parçası büyük şirketler büyük paralar kazansın diye dönüştürülmek isteniyor, hayatımızdan koparılıyor. Bizler, Beyoğlu’nda yaşayanlar, çalışanlar, buluşanlar olarak bu dönüşüm sürecini reddediyoruz. Ve parça parça gerçekleştirilmeye çalışılan bu sürecin bir bütünün parçası olduğunu ifşa ederek ve hepimizin bu mücadelenin içinde bir yeri olduğunu bildirerek mücadelemize başlıyoruz.

 
BEYOĞLU İÇİN MÜCADELE VAKTİ! PDF Yazdır ePosta

Basın Açıklamasına Davet

Beyoğlu, kimimiz için hayatlarımızın bir parçası, İstanbul'un kalbi demek. Kimimiz Beyoğlu'nda oturur; kimimiz ekmek parasını Beyoğlu’ndan kazanır. Kimimiz okula gider, kimimiz sanat öğrenir. Kendimizi yeniden inşa ettiğimiz yerdir, Beyoğlu. Kimimiz için politik mücadelemizin kamusal mekanıdır; 1 Mayıs alanımızdır. Dünyayı değiştirmek için birlik olmaya buradan başlarız. Kimi zaman hiçbir şey yapmadan bir aşağı bir yukarı geziniriz, kimi zaman bir köşede şarkı söyler, dans ederiz. Kitap, dergi, gazete alır, bir de yanında çay içeriz. Hem bize benzeyenleri hem beş benzemezi bir arada buluruz. En önemli rastlaşma ve buluşma mekânımızdır.

Şimdi hayatımızın bu önemli parçasını, Beyoğlu'nu kara bir bulut sarıyor. Beyoğlu hayatımızdan koparılıyor, büyük şirketlerin büyük paralar kazanması için dönüştürülmek isteniyor. Burada yaşayanlar,  çalışanlar, buluşanlar olarak bizler ise bir kenara atılmayı reddediyoruz.

Karşı çıkmazsak eğer; bolca AVM yapılacak. Biri Gezi Parkına, diğeri AKM'ye, bir tanesi Emek Sineması’na…ve kim bilir daha kaç tane? Oteller yapılacak okullarımızın, hastanelerimizin yerine, geçen gün çay içtiğimiz çay ocağının, dergi aldığımız kitapçının yerine. İş yerlerimiz turist çekecek pansiyonlar mı olacak; yoksa evlerimiz hostellere, lüks kafelere mi dönüşecek artık, kim bilir! Sokaklarımız başına güvenlik görevlisi olan girilmez bölgeler olacak, birileri eğlenecek diye. Bizim ne statümüz ne paramız yetecek buralarda dolaşmaya. 1 Mayıs alanı reklam alanı olacak, gözümüz yaşararak yeniden ele geçirdiğimizi bir göz kırpışında kaybedeceğiz. Otobüsle ya da metroyla geçerken yer altında bir durak ismi olacak belki de Taksim Meydanı. Beyoğlu koca bir rant kapısı olacak, içeri girebilene...

Biz Beyoğlu’nda oturan, çalışan, üreten, yaşayanlar olarak bir araya geldik. Bu kara bulutu dağıtmaya kararlıyız. Bu kara bulutu hayatımızdan uzak tutmak için, İstanbul için, hayatlarımız için, hayallerimiz için ve Beyoğlu için mücadele vaktidir.

Sizleri, Beyoğlu'nda bir bütünselliğe sahip olan ama parça parça gerçekleştirilen soylulaştırma operasyonlarını ifşa edeceğimiz ve mücadele hattımızı paylaşacağımız basın toplantımıza bekliyoruz.

Tarih:         12 ARALIK 2011 PAZARTESİ

Saat:          11.30

Yer: TMMOB Makine Mühendisleri Odası, İstanbul Şubesi.

Katip Mustafa Çelebi Mah. İpek Sk. No: 9/2

Beyoğlu - İSTANBUL

 
Sahne Senin Diyarbakır! PDF Yazdır ePosta

Deniz Özgür

(Express Dergisi 123. Sayı’da ‘Sermayenin Kürtçeyle Dansı’ başlığıyla yayınlanmıştır)

Bu yıl ikincisi düzenlenen Mezopotamya Sosyal Forumu'na katılmak üzere 21-25 Eylül tarihleri arasında Diyarbakır'daydım. Ana sloganı "we azadi be serkeve" (özgürlük kazanacak) olan forumun bu yılki teması, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan halk ayaklanmaları ve devrimleriydi. On yıllardır başkaldıran bir halkın ev sahipliğinde düzenlenen forum, oldukça anlamlı buluşmalara ve tartışmalara olanak sağladı. Arjantin'in mayıs anneleri'nden, Tunus'un devrimci sendikacılarına, FMLN militanlarından, Brezilya Topraksız Kır İşçileri Hareketi'ne (MST) kadar çeşitli bir katılımcı yelpazesiydi söz konusu olan.

 
PLANLAMA KAVRAMLARI ATÖLYESİ PDF Yazdır ePosta

Mekansal planlama, yaşama alanlarımıza yapılan müdahalelerin gün yüzüne çıktığı ve elle tutulur hale geldiği alanlardan birisi. Bu alana müdahale ise planlamanın teknik terimlerle ve kavramlarla yoğrulmuş dili nedeniyle, bu dile hakim olmayanlarımızca güç olabilmekte.

Akademik ve teknik terimlerle yüklü hantal ve topluma uzak bir dil yerine, yaşayan ve canlı bir dili hep beraber oluşturmak niyetimiz. Bu nedenle teknik terimlerin ve kavramların arkasına gizlenmiş olan planlama alanının özünü hep birlikte kavrayabilmek için ve müdahale etmek, söz söylemek ve harekete geçebilmek için hepinizi 'Planlama Kavramları Atölyesi'ne katılmaya, birlikte öğrenmeye, tartışmaya, katkı sunmaya davet ediyoruz.

İMECE-Toplumun Şehircilik Hareketi

Tarih: 15 Ekim 2011

Saat: 13:30

Yer: BEKS (Bellek ve Kültür Sosyolojisi Çalışmaları Derneği)

Adres: İstiklal Caddesi No: 116 Danışman Geçidi Han Çıkmazı Sokak No:1 Beyoğlu

Tarif: Galatasaray Lisesi’nden Tünel tarafına yürürken sağda Hazzopulo Han’ın (Danışman Geçidi) içinde Çaycı Mustafa’nın karşısı

 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL
 
Joomla 1.5 Templates by Joomlashack