|
Kentsel Dönüşümde Yeni Sermaye Hareketleri ve İlişki Biçimleri |
|
|
|
|
Bu bildiride “kentsel dönüşüm” senaryosu içerisinde yer alan aktörleri tartışmakla birlikte senaryonun çekileceği İstanbul kentinde oluşturulmaya çalışılan kurguya değineceğiz. Bugünün siyasal, toplumsal ve mesleki yaşamında sıkça dile getirilen “uzlaşma, ortaklık” şiarının kentsel dönüşüm üzerinde nasıl uygulama alanı bulduğunu; iktidarın, yerel yönetimlerin akademik ve mesleki camiaların özünde sermayenin akışkanlığı ve birikimini geliştirmesinde ne gibi ilişki biçimleri içerisinde yer aldığını alenileştirmeye çabalayacağız. Baştan belirlemekte yarar var, ne yazık ki senaryodan habersiz olarak oynatılan/oynatılacak biz kentlilerin yaşamları bu senaryonun ana temasını oluşturmaktadır. Bu noktadan hareketle, bildirinin amacı kurgulanan senaryoyu açık etmek ve sonrasında da aslında kalemin kimlerin elinde olduğunu göstermektir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Aşağıdan Yukarıya Kurulan Planlama Paradigmalarına Yeni Katkılar* |
|
|
|
|
Giriş Kapitalist sömürgeciliğin egemenliğini pekiştirdiği günümüz dünyasında kentlerimiz sermayenin fütursuz hareketi ve bu fütursuzluğun önünü açan yönetim anlayışlarının saldırıları ile karşı karşıyadır. Yaşanan bu sürecin olağan bir gidişat olduğunu savunan ve ifade edenler olabilir; ancak biz bunun günümüz siyasal sürecinin yansıması ve sonucu olarak toplumsal yaşama topyekun bir saldırı olduğunu düşünüyoruz. Bir siyasal projenin uygulanışı olan bu saldırı yaşamlarımızın ve yaşam alanlarımızın talan edilişinden başka bir şey değildir. Kentliden soyutlanan kentler kurmayı hedefleyen, kentlere tepeden inme kimlikler yapıştıran, insanı özünden ve toplumsal yaşamdan uzaklaştıran bir hayat kurgulanmaktadır bugün. Bu kurgu ile rantı yükseltilen kentlerimizde her gün türlü sorunlarla yüzyüze geliyor, hayatlarımızdan ödün vermek zorunda kalıyor ve yaşama, barınma, sağlık, eğitim gibi temel haklarımızdan sinsice mahrum bırakılıyoruz. Evlerimiz yıkılıyor, okullarımız satılıyor, ormanlarımız yapılaşmaya açılıyor. Kısaca yaşama hakkımız elimizden alınıyor. Ve bu problemlerle karşı karşıya kalan çoğunluk ise ses çıkar(a)mıyor ya da çıkarmak için çaba sarfetmiyor, hatta bir kesim bu süreçten kendine pay çıkarmaya çalışıyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|